9 Mart 2010 Salı

bi' dilek hakkım olsa
'poff' diye yok olmayı dilerdim sanırım
ya da nutellalı ekmek

5 Şubat 2010 Cuma

aslında bi' konu var

sanırım ilhamımı kaybettim

12 Aralık 2009 Cumartesi

bişeyler, bişeyler..

Geçen iki gün boyunca garip şeyler oldu.Onlar üzerine düşünmek ve yazmak istemiyorum şuan.Sadece şey diyebilirim eğer biraz bekle sadace şu bankayı geçene kadar, bu yürüyüş bitene kadar demeseydim şimdi çok mutsuz olacaktım.Anlaşılmadı.Bitsin dedim.Bitir dedim kendime bukadar derin bi' keder duyacaksan ve o da hep bununla karşılaşacaksa ikinize de yazık dedim.Neyse işte bugüne dönüyorum sabah uyanmak üzereydim tamam mı tam sola doğru dönerken kokusu geldi parfümü değil ama kokusu teninde olan hafif terle karışık böyle.O anı içime çektim.Hani uyanırken yapar ya insan genelde büyük bi nefes alır, ciğerlerini o günle doldurur.Onunla doldum.Ki uyandığım sabahtan bi' umudum yoktu yine derin bi' keder,acı ve yanında da hayal kırıklığı bekliyodum.Tükenmiş bi heves ve henüz yaşanamamış bi' aşkın erken yası bana daha uygun olurdu.Ama işte enteresan(ilginç ya da garip demez hiç 'enteresan')dır uyanırken teniyle karşılaştım tüm bunların yerine ve asıl bombayı şimdi patlatıyorum neşeliydim.Kalktım kahvaltıyı hazırladım acıyla eklerim ilk iki krebim yandı hatta.Veeee ilk adımı ben attım.Korkmuyo muydum tabiki korkuyodum ama sanırım korkunun yendiğin zaman değil var olduğunu bile bile çabaladığın zaman değerli olduğunu düşündüm.Sonra o da beni cesaretlendirdi en azından gördü yaptığımın benim için ne denli değerli ve zor olduğunu ya da ben ona yormak istedim bilemem artık.

Beni almak için geldi elinde kırmızı kasımpatılarıyla.Çaktırmadım;titriyodum aslında.Bilmiyo o çiçeklerin neler yaptığını.Bilmesin büyüsü bana kalsın.Çiçeklerimle bana..Çıktık,gezdik,tozduk,yemek yedik,..Sonra kahve içerken ya da kahveleri beklerken bilmiyorum artık(tamam detaycıyım da okadar da değil) ben daldım bi' an.Neden o an yanında olduğumu düşündüm,dün onu artık yanımda istemediğimi deli gibi acıdığını bu acının iyileşemeyeceğini bundan sonra devamı için hiç mi hiç umut olmadığını düşünen ben değil miydim?Cevabı aradım sonrası şöyle;bu sabah yataktayım sola doğru dönüyorum uykuyla uyanıklık arasında ve onu içime çekiyorum.Sabahı bi' kez daha yaşadım; cevap ordaydı.O bilinçsiz,uyku sersemi aldığım nefesteydi.Kurcalamadım devam ediyodum ki tam noldu ne geçti aklından dedi.Anlatmadım geçiştirdim o an bilmemesi gerektiğine inandım.Ve o an bilmedi de.Ama madem ki üzerimdeki topraktan kurtulmam lazım peki bilsin o da.

Öyle işte sevgilim seni düşündüm, senin bilmediğin ama sana ait bi' nefesi düşündüm.Öğrenmen gerek sanırım.Söylerim bi' ara.Hadi hoşçakal..

10 Aralık 2009 Perşembe

köpüren biralar*

elinde fazladan özgüveni olan vaaar mıııı??
yok mu?
bi biskrem versem?


*başlığı anlamadınız dimi.A(oha hala büyük harfle başlıyorum-oha parantez bile kullanabiliyorum-)nlamayın diye yazmıştım zaten.

dip not:ohannes burger süper sonik alkole dayanıklıyım taammııı
+pardon bakar mısınız??
-...
+bakmaz mısınız?
-...
+hiç mi bakmazsınız?
-...
+biraz bakabilirdiniz bence!

9 Aralık 2009 Çarşamba

sen,ben ve keşifler

Günlerdir yazamamanın acısını yaşıyorum.Üzgünüm..Gerçekten.
İnsan olduğumu tekrar keşfetmiş olmam ne hoş değil mi?Korkuyorum,seviyorum,pişman oluyorum, özlüyorum,itiraf ediyorum,üzülüyorum-gerçi bunu hep yapıyorum :)-,heyecanlanıyorum...Bu güzel gerçekten çok güzel.Ama daha güzeli bunu görmüş olmam evet yaşıyorum;Herkes yaşıyor.Hissediyorum;Herkes hissediyor-ya da umarım hissediyorlardır-.İşte bilmek,farkında olmak mükemmel.İnsan olduğumu tekrar hatırlıyorum,kendimi varlığım kadar kabul edebilmek için sebeplerim oluyor.Tamam süpersonik değilim ama bukadarıyla da varolabilirim.Yırtınıyorum bi' fark yaratabilmek için, birilerinde bi'yerlerda iz bırakabilmek için:Burdayım,varım diye kendime kanıtlayabilmek için.Ama bu huzurlu anlarda görebiliyorum-kupamdan çay içiyorum ve yalnız şarkı çalıyor- ben de insanım.İçimde,dışımda ne varsa okadarım ve okadarıyla da varolabilrim sanırım.Bukadarını seven ve isteyen benim gibi azıcık kırık,azıcık yorgun insanlar da var.Huzur verdiğim ve bana huzur veren,sevdiğim ve beni seven, ve hatta korktuğğum ve korkuttuğum:)Bi' tane D. var mesela hayatımda ki ömürlere bedel.Ne güzel insan,ne güzel arkadaş,ne güzel bi' nefes.Keşke kıymetini bilseler.Uzak D. bana tabii göreli bi'uzaklık bizimkisi saylanmaz tam da aslında.Onu özlemek de güzel.Düşünüyorum;özlediğim ve beni özleyen bi' özelim çok özelim var.Ah ne şans.D.senin yerin hep başka.S. çıktı bi'yerlerden.o da insan mesela benim gibi.Sarılınca hayat veren, huzur veren cinsinden ama o.Bilmese de sonsuz teşekkürler ona, da;çabalarına,güvenine,samimiyetine hatta korkularına,çocukluğuna...Ara ara uğrayıp gidenlere de teşekkürler ama onlar olmasa olmazdım,olamazdım.Tabi hala buralarda olanlara da binbir teşekkürler efendim:)Sakinliğime tapınmak istiyorum şuan.Bu güzelliği bana veren bildiğim bilmediğim,iyi kötü,güzel çikin-bilerek çikin yazdım tamam mı:)-herkese sevgiler.Şimdi müsadenizle ben biraz keşfe çıkıyorum.
Herbikesler olduğu kadarını sevsin.Olduğu kadarı güzeldir,özeldir.Kandır candır:)

27 Kasım 2009 Cuma

evet ne var?

Keşke sadece tek bişeyi özlesek;sesi, kokuyu falan gibi.Sözde bu 3G var yok telefonlar var bilmemne çok işe yarıyo hı hı evet.Mahvediyo bence insanı.Hayır eğer bi' teknoloji geliştiriceklerse üç beş saniyeliğine ya da artık nekadar olursa birini tekrar sana ait yapsınlar.Hııh evet yiyosa buyursunlar bunu yapsınlar öyle bit kadar ekranlar falan fıstık az kazsam ben de yaparım ki onu.Ve evet özledim nevar olamaz mı!Kokusunu da özledim, saçlarının mağara adamı gibi gözlerinin önünden hiç çekilmeyişini de özledim, her keşfinde deli gibi sevinişini de özledim, saymadıklarımı da çok ama çok özledim.Evet özleyebiliyorum.Evet itiraf edebiliyorum.