12 Aralık 2009 Cumartesi

bişeyler, bişeyler..

Geçen iki gün boyunca garip şeyler oldu.Onlar üzerine düşünmek ve yazmak istemiyorum şuan.Sadece şey diyebilirim eğer biraz bekle sadace şu bankayı geçene kadar, bu yürüyüş bitene kadar demeseydim şimdi çok mutsuz olacaktım.Anlaşılmadı.Bitsin dedim.Bitir dedim kendime bukadar derin bi' keder duyacaksan ve o da hep bununla karşılaşacaksa ikinize de yazık dedim.Neyse işte bugüne dönüyorum sabah uyanmak üzereydim tamam mı tam sola doğru dönerken kokusu geldi parfümü değil ama kokusu teninde olan hafif terle karışık böyle.O anı içime çektim.Hani uyanırken yapar ya insan genelde büyük bi nefes alır, ciğerlerini o günle doldurur.Onunla doldum.Ki uyandığım sabahtan bi' umudum yoktu yine derin bi' keder,acı ve yanında da hayal kırıklığı bekliyodum.Tükenmiş bi heves ve henüz yaşanamamış bi' aşkın erken yası bana daha uygun olurdu.Ama işte enteresan(ilginç ya da garip demez hiç 'enteresan')dır uyanırken teniyle karşılaştım tüm bunların yerine ve asıl bombayı şimdi patlatıyorum neşeliydim.Kalktım kahvaltıyı hazırladım acıyla eklerim ilk iki krebim yandı hatta.Veeee ilk adımı ben attım.Korkmuyo muydum tabiki korkuyodum ama sanırım korkunun yendiğin zaman değil var olduğunu bile bile çabaladığın zaman değerli olduğunu düşündüm.Sonra o da beni cesaretlendirdi en azından gördü yaptığımın benim için ne denli değerli ve zor olduğunu ya da ben ona yormak istedim bilemem artık.

Beni almak için geldi elinde kırmızı kasımpatılarıyla.Çaktırmadım;titriyodum aslında.Bilmiyo o çiçeklerin neler yaptığını.Bilmesin büyüsü bana kalsın.Çiçeklerimle bana..Çıktık,gezdik,tozduk,yemek yedik,..Sonra kahve içerken ya da kahveleri beklerken bilmiyorum artık(tamam detaycıyım da okadar da değil) ben daldım bi' an.Neden o an yanında olduğumu düşündüm,dün onu artık yanımda istemediğimi deli gibi acıdığını bu acının iyileşemeyeceğini bundan sonra devamı için hiç mi hiç umut olmadığını düşünen ben değil miydim?Cevabı aradım sonrası şöyle;bu sabah yataktayım sola doğru dönüyorum uykuyla uyanıklık arasında ve onu içime çekiyorum.Sabahı bi' kez daha yaşadım; cevap ordaydı.O bilinçsiz,uyku sersemi aldığım nefesteydi.Kurcalamadım devam ediyodum ki tam noldu ne geçti aklından dedi.Anlatmadım geçiştirdim o an bilmemesi gerektiğine inandım.Ve o an bilmedi de.Ama madem ki üzerimdeki topraktan kurtulmam lazım peki bilsin o da.

Öyle işte sevgilim seni düşündüm, senin bilmediğin ama sana ait bi' nefesi düşündüm.Öğrenmen gerek sanırım.Söylerim bi' ara.Hadi hoşçakal..

10 Aralık 2009 Perşembe

köpüren biralar*

elinde fazladan özgüveni olan vaaar mıııı??
yok mu?
bi biskrem versem?


*başlığı anlamadınız dimi.A(oha hala büyük harfle başlıyorum-oha parantez bile kullanabiliyorum-)nlamayın diye yazmıştım zaten.

dip not:ohannes burger süper sonik alkole dayanıklıyım taammııı
+pardon bakar mısınız??
-...
+bakmaz mısınız?
-...
+hiç mi bakmazsınız?
-...
+biraz bakabilirdiniz bence!

9 Aralık 2009 Çarşamba

sen,ben ve keşifler

Günlerdir yazamamanın acısını yaşıyorum.Üzgünüm..Gerçekten.
İnsan olduğumu tekrar keşfetmiş olmam ne hoş değil mi?Korkuyorum,seviyorum,pişman oluyorum, özlüyorum,itiraf ediyorum,üzülüyorum-gerçi bunu hep yapıyorum :)-,heyecanlanıyorum...Bu güzel gerçekten çok güzel.Ama daha güzeli bunu görmüş olmam evet yaşıyorum;Herkes yaşıyor.Hissediyorum;Herkes hissediyor-ya da umarım hissediyorlardır-.İşte bilmek,farkında olmak mükemmel.İnsan olduğumu tekrar hatırlıyorum,kendimi varlığım kadar kabul edebilmek için sebeplerim oluyor.Tamam süpersonik değilim ama bukadarıyla da varolabilirim.Yırtınıyorum bi' fark yaratabilmek için, birilerinde bi'yerlerda iz bırakabilmek için:Burdayım,varım diye kendime kanıtlayabilmek için.Ama bu huzurlu anlarda görebiliyorum-kupamdan çay içiyorum ve yalnız şarkı çalıyor- ben de insanım.İçimde,dışımda ne varsa okadarım ve okadarıyla da varolabilrim sanırım.Bukadarını seven ve isteyen benim gibi azıcık kırık,azıcık yorgun insanlar da var.Huzur verdiğim ve bana huzur veren,sevdiğim ve beni seven, ve hatta korktuğğum ve korkuttuğum:)Bi' tane D. var mesela hayatımda ki ömürlere bedel.Ne güzel insan,ne güzel arkadaş,ne güzel bi' nefes.Keşke kıymetini bilseler.Uzak D. bana tabii göreli bi'uzaklık bizimkisi saylanmaz tam da aslında.Onu özlemek de güzel.Düşünüyorum;özlediğim ve beni özleyen bi' özelim çok özelim var.Ah ne şans.D.senin yerin hep başka.S. çıktı bi'yerlerden.o da insan mesela benim gibi.Sarılınca hayat veren, huzur veren cinsinden ama o.Bilmese de sonsuz teşekkürler ona, da;çabalarına,güvenine,samimiyetine hatta korkularına,çocukluğuna...Ara ara uğrayıp gidenlere de teşekkürler ama onlar olmasa olmazdım,olamazdım.Tabi hala buralarda olanlara da binbir teşekkürler efendim:)Sakinliğime tapınmak istiyorum şuan.Bu güzelliği bana veren bildiğim bilmediğim,iyi kötü,güzel çikin-bilerek çikin yazdım tamam mı:)-herkese sevgiler.Şimdi müsadenizle ben biraz keşfe çıkıyorum.
Herbikesler olduğu kadarını sevsin.Olduğu kadarı güzeldir,özeldir.Kandır candır:)

27 Kasım 2009 Cuma

evet ne var?

Keşke sadece tek bişeyi özlesek;sesi, kokuyu falan gibi.Sözde bu 3G var yok telefonlar var bilmemne çok işe yarıyo hı hı evet.Mahvediyo bence insanı.Hayır eğer bi' teknoloji geliştiriceklerse üç beş saniyeliğine ya da artık nekadar olursa birini tekrar sana ait yapsınlar.Hııh evet yiyosa buyursunlar bunu yapsınlar öyle bit kadar ekranlar falan fıstık az kazsam ben de yaparım ki onu.Ve evet özledim nevar olamaz mı!Kokusunu da özledim, saçlarının mağara adamı gibi gözlerinin önünden hiç çekilmeyişini de özledim, her keşfinde deli gibi sevinişini de özledim, saymadıklarımı da çok ama çok özledim.Evet özleyebiliyorum.Evet itiraf edebiliyorum.

21 Kasım 2009 Cumartesi

Bi' tane bi' çocuk

Sadece bu akşamlık bi köpeğim var ve beni sevdi.S.'i daha çok sevdi ama beni de sevdi bence.S.'le işler karıştı, nerdeyiz acaba??Burası neresi ki şimdi??Bi'dahaki adım ne olacak merak içindeyim.Onsuz kalma provalarına başlasam mı?Sanırım şimdilik sadece uyumak istiyorum.Gerisini uyanınca düşünürüm ya da düşünmem salarım gider...Hadi görüşürüz.

5 Kasım 2009 Perşembe

masum vs tehlikeli

+dönen garip şeyler var
-uykusuzluktandır
+hayır değil başka bişey
-başka bişey yok
+sen varsın
+ben yokum
+burdasın görüyorum
-süt ister misin
+ada çayı daha iyi
*hadi canım uyu artık sen geç oldu

just an advice

biri size sanat anlayışınızı soruyosa kıymet bilin bi de bişeyden hoşlandığınızı öğrenip sürekli yapıyosa bilin gerçekten kıymet bilin

3 Kasım 2009 Salı

romantik gibi,yağmur gibi

Yağmur yağıyor; sessiz, sakin, romantik.Ve S. bana mesaj attı.Bence yakın zamanda onu özleyebilme kapasitesine sahip olucam.yine mesaj attı.Bence yakın zamanda onu özlemeye başlıcam.mesajj.Bence yakın zamanda onu görmeliyim..

25 Ekim 2009 Pazar

aşık şizofren

kemikli ellerinden nefret ediyorum bide uzun burnundan bide bide o hep ama hep kirli görünen garip yeşil gömleğinden artık gamzelerindende o salak kasketinden de herseferinde bana dönüşünden ve gülümseyişinden de durup durup karşıma çıkışından hep kabusum oluşundan ödevlerimi kontrol edip akıl verişinden.Uyuyosun ya hani yanımda gözüm hep o hiç sevemediğim hiç mi hiç sevmediğim red hot chili peppers posterine takılıyo ve sen uyuyosun yırtmak istiyorum onu en sevdiğin tükenmez kaleminle çizip sonra yırtmak istiyorum işte tam o anda sarılıyosun 5 tonluk kolunu atıyosun ya üstüme bağırmak istiyorum işte ozaman reankarnasyon varsa sen çirkin şişko kahverengi ve pis bi fare olucaksın kesinlikle pis ve kahverengi evet !ortada gezen o çok sevdiğin kitabın vardı ya hani kimlik falan palavra zırva dolu o aptal işeyaramaz kitap onu denize attım ben hemde 2 ay önce hani 5inci bölümdeydin hani en heyecanlı yeriydi işte tam ozaman onu denize attım sen de gidip yenisini aldın senden nefret ediyorum boyoza duyduğun aşktan yağlı gıdından nefret ediyorum çık benden git benden beyaz teninden kumral saçlarından hiç değiştirmediğin ve her seferinde küçük bi servet verdiğin parfüümünden hepsinden...sadece saat 4te tam 4tekalkıp su içiyosun hani dudağının solundan sızıyo fazlası ıslak dudaklarını boynuma değdiriyosun sadece bu hala burdaysam hala markette kedi mamalarını incelerken her seferinde aynı fıkrayı anlatmanı dinliyosam tek ama tek nedeni bu ha ha bide kırmızı mor botların.

19 Ekim 2009 Pazartesi

yaşasın çekim kuvvetiii

bence saçım dalgalı olsa çok eğlenceli olurdu.böyle dalga dalga bukle bukle bugün babyface bi kuaför yaptı saçımı öyle resmen güzel oldum masada oturanlar dönüp dönüp bakmış o derece yani sexy bile olmuş olabilirim güzelliği kendi özsel benliğimizde bulmalıyız önce vs vs tamam anlıyorum onaylıyorum da ama insan istiyo ara ara birileri ona baksın flört etsin farketmediğini zannedip süzsün falan güzel ki bunlar.Bırakınız baksınlar bırakınız süzsünler diyorum.Bazen erkeklerin çok üzerlerine gidiyoruz sanki yani evet ayıları ayı ama bazıları da sırf onlar yüzünden istedikleri gibi hareket edemiyolar sanki yani tutup şaplak atsınlar demiyorum tabikii ama masucuktan tanıyomuş gibi yapanlar bazen çok sevimli olabiliyo utanarak çakmak isteyenler falan.Eskiden kızardım terslerdim böyle tipleri ama şimdi sanki daha donanımlıyım korkmuyorum canımı yakmalarından bence o anı eğlenerek geçirip orda bırakmayı öğrenmiş olabilirim bide bu flört olayı süper özgüven arttıcı oluşuyla ayrı bi işlevsel mesela bugün kuaförle kurlaştık onunla yatıcak mıyım tabiki hayır bana tekrar öyle bakmasını istermiyim kesinlikle evvet ay bu çok sexy oldu şöyle söyliyim ben çıkarkenki kızarmış yanakları ve mahçup gülümsemesi türkçeye bidaha gel olarak çevriliyo-o fönden yıığınla para aldı tabi gel der diyenlere sesleniyorum sadece kesimin ücretini aldı- güzel bişey işte bu değil mi şuan o kendine daha çok güveniyo ben -nasıl oldu bilmiyorum ama saçım güzel ondan galiba- kendime güveiyorum karşı cinsi hala etkileyebildiğimize dair kuvvetli bi inanç var içimizde ve bu asıl olarak o kurlaşmaya bağlı değil yani o yarın bi kızı keserken tutup beni düşünmeyecek farkında olmadan aslolan çekici bulunduğu sürecin oluşturduğu rahatlıkla hareket edecek yani onunla nitelikli ve samimi bi iletişim kurmuş olmamı o ''bu kız bana verir'' olarak yorumlamak yerine anın tadını çıkardı ve fazlasını istemedi şimdi kendini bıraktığı ve bilinçli anlam katmadığı o sürecin ona kattığı salt erillik güdüleriyle cinsel açıdan daha mutlu yok artık ne yazmışım ben evet psikolojji okuyorum ne var mesleki demformasyon olarak görün heran vakaa analizi beklemeyi biliyosunuz ama!

Neyse sonuç beğenilmeye çok ihtiyacım varmış belkide haftalardır hatta aylardır bukadar karamsar ve sönük olmamın asıl nedeni buydu demekki bende çekici olabilirmişim kendine güvenme birincilik teli benim oldu naaberr-fırat okuyun;hayatınız renklensin-

18 Ekim 2009 Pazar

a research about mosquito being

ekimde sivrisinek ısırması??!! darwin herşeyi anladık da şu sivrisineğin olayını bi çözemedin be koçum

environment or heredity

Üretememekten neffret ediyorum.Hiçbirşey yapmıyor olmak inanılmaz derecede can sıkıcı-mesaj yazarken sıkıcı yerine sikici yazmak çok eğlenceli buarada-.Hiçbir şey vermiyor olmak korkunç değil mi ben mi abartıyorum bişeyler yiyip çıkarmaktan başka bir üretimim söz konusu değil e o da sayılmaz herhalde.
derslere girip çıkmak falan ordada aslında kimsenin kimseyi umursamaması herkesin balık gibi oturup not almaya çalışması bir kez tek bir kez bile dönüp hala tanıyamadıkları sınıf arkadaşlarının ifadelerini hiç mi hiç merak etmiyor oluşları ne acı.Uzun zamandır belirli bir neden olmaksızın görüşemediğim bir arkadaşımla konuştum-thanx to messenger- ve hatırladım çok değil 2-3 sene önce tüm çözümlerimiz tüm umutlarımız yeni şehirlerde yeni insanlardaydı ne garip atlamışız esgeçmişiz oralara kendimizi de götüreceğimizi.Mesela ben;bence hüzünlü depresif olmaktan hastalıklı bir haz alıyorum yani ne bileyim varoluşsal olarak kanımda taşıyorum sanki anlaşılamaz sakin bi keder parçasını.Annem anlattı birakşam haberleri izliyorlarmış ben de takılıyormuşum öyle kucaklarında falan afrikadaki aç insanlarla ilgili bi kamera kaydı dönerken ben ağlamaya başlamışım anneme sarılıp dakikalarca hıçkıra hıçkıra ağlamışım 3 yaşında yoktun diyor annem.Abartmak falan değil bu daha başka daha anlaşılmaz birşey yani öyle olsa değişebilirdim nitekim uğraşmadım da değil ama dokunuyor demekki birileri genlerimi sorgulayabilir mi ?bence sekizde bir falan koalayım ben.onaltıda bir de audrey tautou olsaydım ölürdüm zaten.

16 Ekim 2009 Cuma

korkak,kör ve bok gibiyim.

yalnız hissetmek çok fecii.Heleki yağmuru duyuyorsan, uzaktan uzaktan esiyorsa, içine gelip işliyorsa o damlalar gözyaşlarınla bir olup akıyorsa aşşağılara senin bilmediğin bilmemek için çırpındığın derinlere.daha beteri biliyorsan hep böyle olduğunu böyle olacağını hep ama hep böyle lanetle sürüp gideceğini tam sen gözlerken kapıyı aralayan heyecanları onların sıkılıp gideceğini biliyorsan...uzun uzun yazmak lazımmı ki karanlık işte karanlık hisler dönmüşsen fields of innocence dinlemeye olmuş işte yalnızsın ve hatta muhtemelen fermuarını etini sıkıştırıcak kadar çekip kapşonunu takıp yarı ıslak yarı titrek oturmuşsun cam kenarına eve gidebilmeyi umuyorsun biran önce.give me 5 bro bildim mi bence onikiden hemde.iyi yolculuklar tatlım sana benim durağa geldik.

13 Ekim 2009 Salı

bi kasket gördüm hayatım değişti

insanın içinde çok şey varsa ama birsürü birsürü şey.onlar bigün birleşip bi kasket olurlar böyle sarı siyah yeşil bide kırmızı ekoseli bi kasket hemde.sonra o kasketi biri takar ona da aşık olurlar.basit dimi evet bencede..

sonunda beni yakaladı

Şimdii hadi başlıyorum gün başladı böyyllee çok normal okula falan gittim ayy demin yazıcaktım işte unuttum hep o cümleleri neyse ya işte okula falan gittim sonra kavaltı edicektik yolda kurduk hep krep yapıcaz diye böyylleee krem peynir sürücektik üstüne cok güzel olucaktı süt yokmuş ama yapamadık bizde patatesli yumurta yaptık nutella da süremedik almıyoruz çok yeriz diye-üç saat içinde kavanozunu yalarız diye- işte yedik falan normaldi baya yine doyduk moyduk soonraa ben teknik servise gittim şarj aletimi almak içiin veee herşey o ara oldu giderken rüzgar esmeye başladı bende ceketimin yakalarını kaldırdım yolda parmağım kanadı bakkala gidip yara bandı aldım kahvenin önünden geçerken parmağıma yapıştırdım sonra rüzgar hızlandı bende yakalarımı daha çok kaldırdım yürüdüm yürüdüm yürüdüm vestel bayiinin önündeki çocuk beni kesti ben bakmadım ama neyse işte garanti belgesini faturaları falan yanıma almayı unuttum hep tamammı kapıda aklıma geldi şarj aletini vermicekler diye çok korktum kimliğimi verdim çirkin ama kibar çocuğa oda bana şarj aletimi verdi dışarı çıkınca bi baktım yağmur çiseliyo yürüdüm yürüdüm parmağımın kanadığı yere geldim işte yağmur başladı orda sen bayaa bayaa yağıyosun ama şimdi dedim o da tatlı tatlı yağmaya devam etti parkın oraya vardım sonra izmir beni yakaladı!!!haftalardır bekliyodum naapmadımki alsancakta yürüdüm güneşi izledim kedilerini okşadım.baktım tuttu beni bırakmıyo dedim yürüyim eve kadar yağmur ara ara hızlandı durdu bende adım adım yürüdüm işte sakin sakin..gürmar açıldı bizim burda yeni oraya girdim pirinçle halley aldım ama öyle aşırı ucuz da değil yani sonra kasada küçük bi çocukla oynadım pıstt pıstt falan yaptım dürttüm dil çıkardım azıcık hayırlı olsun marketiniz dedim bide çıkarken eve geldim.en birinci süpersonik güzel gün bugünmüş meğersemm!!